Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Cts 32°C
Paz 32°C
Pts 33°C
Sal 34°C

Hayat pahalılığı kadınları nasıl etkiledi?

Ülkenin birçok farklı kentinden kadınlar hayat pahalılığının yaşamlarını nasıl etkilediğini soL’a anlattı: ‘Öyle ki, kahvaltıdan peyniri bile çıkardık… Tek odada ısınmaya çalışıyoruz!’

Hayat pahalılığı kadınları nasıl etkiledi?
19 Şubat 2022 14:40
436
A+
A-

Türkiye’nin birçok farklı kentinden kadınlar, soL’a hayat pahalılığının yaşamlarını nasıl etkilediğini anlattı.

Başta Kadın Dayanışma Komitesi üyeleri olmak üzere, soL’un “Hayat pahalılığı ve yüksek elektrik doğalgaz faturaları kadınların hayatını nasıl etkiledi? Gündelik hayatınızda ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz? Bu zorluklarla nasıl başa çıkmaya çalışıyorsunuz?” sorusuna yanıt veren kadınların söyledikleri, ülkedeki tablosunun da özeti gibi.

Yoksullaşma, hayat pahalılığı, soygun yine en çok kadınları vuruyor.

İşte o çarpıcı yanıtlardan sadece bir bölümü:

‘Bulaşıkları elde yıkıyorum, çamaşır makinesi haftada bir çalışıyor’

“Bulaşıkları elimde yıkıyorum, çamaşır makinesini haftada bir defa açıyorum. 21. yüzyıldayız, millet ayda hayat buldu, biz bu yamyamlar yüzünden evde karanlıkta oturuyoruz. 7 yaşındaki kızım anne telefon şarj olduysa şarjı prizde unutma, faturalar çok gelmesin diyor!” Zeynep Bolat /40 Yaşında / Ev emekçisi / Doğukent KDK

Her kış bizim için zor geçer, ama bu kış diğerlerini arattı’

“Ben evde el emeği örgüler yaparak ev ekonomisine katkıda bulunmaya çalışıyorum. 44 yaşına ve 2 çocuk annesiyim. Her kış bizim için zor geçer, ama bu kış diğerlerini arattı. 10 gün önce doğalgaz faturamız geldi. Akşam eşim gelince gösterdim. Sesini iyice yükselterek “690 liralık fatura nasıl gelir? Ben işe gidince kombiyi mi yükseltiyorsun? Ben bunu ödeyemem sen nasıl bu faturayı bu kadar yükseltebilirsin?” gibi laflarla beni suçladı. 10 gündür konuşmuyoruz evde, iki yabancı gibi davranıyoruz. Devletin sorumsuzluğundan ötürü benim evimde huzur kalmadı.” Melek/ 40 Yaşında / Ev emekçisi / Doğukent KDK

“Zaten kalitesi düşük bir yaşam biçimi dayatmışlardı, şimdi onu da elimizden aldılar.” Sebahat, 45 Yaşında, İlker KDK

‘Ne kadar azalacak denemesi yaptık daha fazla fatura geldi’

“Biz de bir süredir fırın bulaşık makinesi falan kullanmıyoruz. Hatta geçtiğimiz aylarda çok fazla tost makinesi kullandık bir ay kullanmayalım acaba ne kadar azalacak denemesi yaptık daha fazla fatura geldi, annem diyor ki biz kullanmıyoruz acaba bizim elektriği kim kullanıyor:)” Badem /42, İşsiz, Seyran KDK.

‘Fırın, ütü bulaşık makinesini zaten hiç kullanamıyoruz’

“Bizim apartman merkezi sistem ve bu ay iki kat aidat aldılar, toplam 1200 lira sadece ısınmaya ödedik. Bu yüzden de yiyeceğimizden ve ekstra başka masraflardan kısmak zorunda kaldım. Bunun dışında haftada bir ya da en fazla iki kere çamaşır makinesini çalıştırıyorum artık. Fırın, ütü bulaşık makinesini zaten hiç kullanamıyoruz, ona rağmen 300 lira elektrik faturası geldi.” Büşra / 25, İşsiz / Seyran KDK

‘Ütüyü, fırını, hayatımızdan çıkardık’

“Evimiz iki cepheden güneş aldığı için gündüz kombiyi kapatıyorum, ütüyü, fırını, hayatımızdan çıkardık, belediye ekmeği almaya başladık, kitapları daha yavaş okuyorum bitmesin diye, tane hesabı meyve sebze alımına başladık, mecbur kalmadıkça dışarıdan yemek yemeyi bıraktık, kedimizin mama kalitesini düşürdük, eşimle birlikte ek iş yapmaya başladık, oğlum okulunu dondurdu işe başladı, sosyal hayatımızı bıraktık, şimdi bakınca biz yaşamayı bıraktık nerdeyse. Bizim evim konumundan dolayı Ankara’yı komple görüyoruz, evlerde ki ışıkların azaldığını görüyoruz, bir bir kapanıyor. Fakat Saray ışıl ışıl parlıyor, bu durum canımı acıtıyor. Çoğu ev soğuk, karanlık, hatta aç karnına geceyi ve günü adımlarken  sarayın ışıklarındaki şaşalı durum trajik” Yasemin / 45, Sağlık Emekçisi / Seyran KDK

‘Korunma yöntemlerinin pahalılığı ortada artık ulaşamıyorum’

“Ben pahalılık nedeniyle daha özel bir durumdan bahsetmek isterim. Ben emzirdiğim için doğum kontrol hapı kullanamıyorum. Diğer korunma yöntemlerinin pahalılığı ortada artık ulaşamıyorum. Spiral korkum vardı ama mecburen taktırmak zorunda kaldım çünkü diğer yöntemlere maddi olarak doğum kontrolü imkanımız yok, onlar lüksten de öte çünkü” Yeliz / Seyran KDK

‘Bıkkınlık var içimizde ve başka bir işleyiş, başka bir sistem ihtiyacı içindeyiz’

“Artan elektrik ve doğalgaz faturaları sonrası en temel ihtiyaçların çocukların sohbet konusu olduğunu görmek beni çok üzüyor. Anne ve babaların maalesef tek konuşabildiği bu şimdi. Üşüyen, düzgün beslenemeyen ve kafamızda hesaplar yapmaktan yorgun halde sağlık kurumlarının kapısını çalıyoruz çoğu zaman Covid-19 telaşıyla. Büyük bir ticarethaneye dönmüş bir ülkede, fahiş fiyatlarla sürekli kazıklanan bir müşteri olduğumu hissediyorum. Üstelik başka elektrik, doğalgaz kaynağım yok ve buna mecbur bırakılıyor olduğum için de mahkum psikolojisi içine çekiştiriliyorum günden güne.”Buna mecbur değiliz!” diye birbirimize hatırlatmamız gerekiyor sık sık. Çünkü sürekli buna mecbur olduğumuzu, sanki tüm bunlar doğanın kanunuymuşçasına bize yutturmaya çalışanlar var. Geçici ve iki gün raf ömrü olan çözümlerin fayda getirmeyeceğini görüyoruz. Bıkkınlık var içimizde ve başka bir işleyiş, başka bir sistem ihtiyacı içindeyiz.” Dilara, 32, Psikolog, Esat KDK

‘Yiyecek alamıyorum, iki aydır pazara gidemiyorum’

“Çok zor durumdayım. Aldığım emekli aylığının yarısı kiraya, diğer yarısı da faturalara gidiyor. Yiyecek alamıyorum, iki aydır pazara gidemiyorum. Düzenli olarak bir beslenmem yok. Yaşlıyım ve çaresizlik hat safhaya ulaştı. Elzem ihtiyacım olan hiçbir şeyi alamıyorum. Soğukta oturuyorum. Akşam elektrik yakmıyorum. Kombiyi kapatıp tek bir odada az da olsa ısınmaya çalışıyorum. Akşamları TV çalıştırmıyorum. Yeteri kadar beslenemediğim için sağlık sorunlarım çok fazlalaştı” Aliye Durmaz /72 Yaşında / Emekli / Konya

‘Sağlık ve kişisel bakım ürünleri, ped almakta zorlanıyoruz’

“Ev kirası ile elektrik ve doğalgaz faturalarına çalışmaya başladık. Lüksü geçtim zaruri ihtiyaçlarımızı –sağlık ve kişisel bakım ürünleri, ped gibi- almakta zorlanıyoruz, hatta alamıyoruz. Hayatımız çalışarak geçiyordu, şu an yine çalışıp her şeyden kısıp, daha da çok çalışmaya mahkum edildik. Hayat kalitemiz düştü, çocuklarımıza ayıracağımız vaktimiz kalmadı. Sadece iki odanın peteklerini açıp, tek odanın ışığını yakarak başka elektrikli hiçbirşey kullanmadan geçiriyoruz akşamları. Çocuğum benimle aynı odada derslerini yapıyor.” Betül Öncel /41 Yaşında /Rölyef el sanatları eğitmeni / Konya

‘Kendime ait bir harcama yapmıyorum, dışarı çıkmak bile lüks oldu’

“Asgari ücretle çalışıyorum, eşim yok ve iki tane okula giden çocuğumla yaşıyorum. Aldığım ücretin çok büyük bir kısmını ev kirasına veriyorum, yüklü gelen faturalardan sonra çok önemli bölümünü de faturalara. Faturalara çalışır oldum. 850 TL doğalgaz 400 lira elektrik faturam geldi. Mesleğim aşçı olduğu için bu pahalılıkta işverenle her gün masraflar konusunda tartışır, mobbinge uğrar oldum. Beni müsriflikle suçlamalarına boyun eğmek zorunda kalıyorum, çalışmak zorundayım çünkü.

Kendime ait bir harcama yapmıyorum kıyafet özel ihtiyaç gibi, zaten bu dönemde dışarı çıkmak bile lüks oldu. Tek düşündüğüm çocuklarım, onların beslenmelerine verebilmek için zorunlu olan peynir ve yumurta gibi gıdaları alıyorum sadece. Meyve yiyemedi çocuklarım aylardır. Makarna pilav gibi gıdalarla besleniyoruz. Kısacak sadece boğazımız kaldı onu yapıyoruz.” Dudu Ünal / 46 yaşında / Aşçı / Konya

‘Kuruyemiş dükkanlarına ceviz kırarak hayatımı kazanmaya çalışıyorum’

“Yüksek fatura ederlerinden çok etkilendim, kısıtlamaya gitmek zorunda kaldım. İhtiyaçlarımın hiçbirini karşılayamıyorum. Kuruyemiş dükkanlarına ceviz kırarak hayatımı kazanmaya çalışıyorum. Patron keyfine göre parça parça maaş veriyor. Sosyal güvencem yok. Üstüne eklenen bu faturalar beni çıkmaza sürükledi. Ütü yapmıyorum artık, makine süpürge gibi ev aletlerini hızlı bir şekilde zaman aralıklarıyla yapıyorum. Market alışverişimi ise sadece mecburi ihtiyaç olanı alıyorum. Elimde hiç para kalmıyor. Çarşıya inmek için bile yol param olmuyor. Sosyal hayatım kalmadı zaten. Güya zam verdiler ama verdikleriyle beraber geri aldılar. Bir beklentim kalmadı artık.” Hadiye Sülükçü / 36 yaşında / Ev emekçisi / Konya

‘Oradan kıs, buradan kıs derken insan olduğumu unuttum’

“Olumlu bir cevap veremeyeceğim, üzgünüm. Hayatımızda ekonomik açıdan olumlu giden hiçbir şey yok. Bir kadın olarak zaten yüküm ağırdı. Birçok mücadelem vardı. Şimdi sistematik bir biçimde üçün beşin hesabını yapar oldum. Oradan kıs, buradan kıs derken insan olduğumu unuttum. Hiçbir sosyal hayatımız  yok artık, çocuklarla karın tokluğuna yaşıyoruz. Veresiye defterine beni mahkum kılan şu sisteme şu düzene lanet olsun. Zaten aldığımız şeyler ortadaydı. Makarnayı bile çocuklara çok gördüler, fiyatlar uçuyor. Burada bir söz vardır “ineğimiz, davarımız iki tavuktur” diye. Artık ineğimiz, davarımız iki tavuk bile değil. Ben bu zamlardan sonra eti ve tavuğu çocuklarımın  hayatından çıkardım. Bu raddeye getirenlerin sarayları saltanatları yıkılsın. İnsanca yaşamayı bize çok görenlere yazıklar olsun.  Zorluklarla başa çıkmanın çaresi veresiye defteri olmuş. Bu düzen değişmeli, sosyalizmden aşağısı bizi kurtarmaz.” Ruken ERTAŞ / 31 Yaşında / Ev emekçisi / 4 çocuk annesi / Van KDK.

‘Bu düzende çocuklar çocuk olamıyor’

“Geçen gün İzmir’den bir arkadaşımla konuştum, hep birlikte salonda oturduklarını söyledi. Ben önce aile olarak zaman geçirdiklerini sandım ama öyle değilmiş. Çocuk nasılsa salonda ışık yanıyor, odanın elektriğini kullanmayayım diye düşünüyor ve salonda ders çalışıyor. Biz insanca yaşayamıyoruz diyoruz ya hani, gayet haklı bir serzeniş… Bu düzende çocuklar çocuk olamıyor, gençler gençliklerini yaşayamıyor. Ve sanırım annelerin yüreğine bu durum çok dokunuyor…” Özlem / Eskişehir Vişnelik KDK

‘Saat 10’dan sonra elektrik daha ucuzmuş diye makinanın başında uyukluyorum bekliyorum’

“İki örnek vereyim, duydum ki akşam saat 10’dan sonra elektrik daha ucuzmuş, çamaşırı gece yıkıyor, makinada kalıp kırışmasın bide ütü gerekmesin diye makinanın başında uyukluyorum bekliyorum, bulaşığı da, mümkün mertebe az su ile elde yıkıyorum. Çocuk okutabilmek için ev işlerine gidiyorum, çok yoruldum diye işi bırakmayı düşünüyordum, ama şimdi daha çok iş arıyorum, daha çok gitmeye başladım.” Medine / 48 Yaşında /Temizlik işçisi / Mersin KDK

‘Almıyoruz, yemiyoruz, giymiyoruz, durum bu’

“Hayat çok pahalı; alım gücümüz çok düştü. Zengin daha çok zengin oldu; bizim gibi eskiden orta sınıf olan vatandaşlar fakirleşti. Orta sınıf kalmadı; açlık sınırı 5000 TL. Sadece karnımızı doyurabiliyoruz. Geçen ay aldığım bebek bezinin 100 adeti 90 TL iken, bu ay 120 TL oldu. Yanlış anlaşılmasın pahalı markalar değil, BİM’in ne idüğü belirsiz bezlerini kullanıyoruz bebeklerimize; onu da zar zor alıyoruz. Sözde bir gecede düşürülen dolar sayesinde fiyatlar düşecekken, bu ay iyice yükseldi her şey. Almıyoruz, yemiyoruz, giymiyoruz, durum bu.” Emine / Ev Emekçisi / Ümraniye KDK

‘Kahvaltıdan peyniri bile çıkardık’

“Hayat pahalılığı, raflardaki fiyatlar bizi eksik yaşamaya zorluyor. Zamlardan önceki hayatımız bile eksikken şimdi yaşadığımız koşullar bize önceki eksikliği aratır oldu. Öyle ki, kahvaltıdan peyniri bile çıkardık. İnsanca yaşamak en doğal hakkımızken açlıkla sınanıyoruz.” Sevgi / İşsiz / Kocamustafapaşa KDK

‘Sebze ve et yemeklerini yapmıyorum artık’

“Hayat pahalılığı bizi öyle etkiledi ki, sebze ve et yemeklerini yapmıyorum artık. Daha az doğalgaz kullanıp iki günlük yemek çıksın diye kuru bakliyat yemekleri yapıyorum. Eşimin fatura tutarını sürekli başıma kakmasından bıktım; o evde yokken çamaşır yıkıyorum ve gece geç saatlerde tabi ki. Elektrik faturası daha az gelir mantığıyla bulaşık makinesini haftada bir kullanıyorum artık.” Derya / Sağlık Emekçisi / Zümrütevler KDK

‘Güzel olanı görmeye çalışarak, baş ediyorum tüm zorluklarla’

“Herkesle aynı durumdayım. Faturalar almış başını gidiyor. Son gelen faturaları elime aldığımda “Daha ne kadar kısayım ki” diye düşündüm. En zorlandığım şey, zorunlu alışveriş için çarşıya, pazara çıktığımda, hiçbir şey almak istemiyorum. Öylece yürüyüş yapıp, dönesim var ama mümkün mü, zorunluluklarımız var. Alışveriş yaparken, en çok da empati kuruyor oluşum zorluyor. Çok daha zor durumda olan insanları düşünürken buluyorum kendimi…Alışveriş, eğitim, sağlık, ev giderleri vb… Nasıl başa çıkıyorum peki bu kadar zorlayıcıyken her şey! Bazen uzak duruyorum, bazen yakın, bazen kendimi tam da orta yerinde. Ama eninde sonunda hep dayanışarak rahatlıyorum. Psikolojimizi korumaya çalışmak, sağlam durmak, belki çok zordaysak yardım istemek gerek. Hayatın güzelliklerini görmeye çalışarak, bahçedeki incir ağacının tomurcuklarını beklemek, sokaktaki kediyle köpekle konuşarak, yanımızda eşimize, çocuğumuza sarılarak. Güzel olanı görmeye çalışarak, baş ediyorum tüm zorluklarla. Umudu içimde biriktirerek.” Başak/ Öğretmen/ Zümrütevler KDK)

‘Psikolojimiz bozuldu; yetişmeye çalışıyoruz, yetişemiyoruz’

“Psikolojimiz bozuldu; yetişmeye çalışıyoruz, yetişemiyoruz. Ütüyü hayatımdan çıkardım. Doğalgazı gündüz kapatıyorum gece açıyorum, açmaya çalışıyorum. Fırın bitti. Evi her gün süpürüyordum onu bıraktım. Şarjdakileri çektim. Hangi birini söyleyeyim? Bir tane patlıcan 6 lira, bir tane. Üç kişiyiz. Üç kişiye bir patlıcan yeter mi? Bir kalıp peynir 90 lira. Hangi tarafından bakacaksın, ne diyeceksin? Üst-başı geçtik. Zaten faturalar, elektrik, doğalgaz bizi mahvetti gitti. Ha bu arada, internet de çok pahalı. Evde internet olması gerekiyor, eğitimde olan bir kızım olduğu için. Ona bile 110 lira ödüyorum.”  Selma /Emekli Öğretmen / Bayrampaşa KDK

‘Çocuklara kek yapacaktım elektrik parası yüzünden fırını açamıyorum’

“Anne baba olarak kahvaltıda yumurta yiyemiyoruz artık çocuklara anca alabiliyoruz. Çocuklara kek yapacaktım elektrik parası yüzünden fırını açamıyorum, yapamadım.” Berda / Bahçelievler KDK

‘Artık bir şeyler yapılmalı, bu soygunlara son verilmeli’

“Hayat zor, biz emeklilere daha da zor. Emekli olunca ne hayaller kurup hayata geçirmeye çalışırken şimdi geçim derdine düştük. Elektrik faturalarını görünce elektrikli cihazları kullanmaz oldum, fırın, su ısıtma cihazı vs. duş almaya korkar oldum. Işıkları zaten açmıyorum. Dolayısıyla akşam yapabileceğim kitap okumak, el işi aktivitelerim aksadı, kısacası düzenli yaşam kalitem bozuldu. Dolayısıyla psikolojim bozuldu. Haliyle birtakım hastalıkları gergin ve öfkeli olduğum işin tetikliyor tansiyon vs. gibi. 40 yıl devlete hizmet edip vergilerini verip huzurlu bir emeklilik hayal ederken bu faturalar özellikle de elektrik faturalarında ki artışlar insanları çileden çıkardı. Artık bir şeyler yapılmalı, bu soygunlara son verilmeli.” Semra Özdemir/ 60 Yaşında / Emekli hemşire / Esat KDK

‘Ders çalışırken odanın ışığını açmayıp telefon fenerini ya da masa lambasını kullanıyorum’

“Bizim evimizde sadece tek odaya yerleştirilen doğalgaz sistemi var, yalnızca oturma odası sıcak oluyor ama çok sesli olduğu için orada herhangi bir şey çalışamıyorum. Kendi odamda battaniyeyle çalışıyorum genelde, malum elektrik de temel bir hakken artık resmen lükse girdiği için ders çalışırken vs. odanın ışığını açmayıp telefon fenerini ya da masa lambasını kullanıyorum.” Dılba Yoltay – Yıldız Teknik Üni. KDK

‘Burslar hiçbir şeye yetmiyor’

“Hayat pahalılığı bizi en temel ihtiyacımızları bile ertelemeye itti. Geçenlerde bir arkadaşım tedavi olarak kullandığı doğum kontrol hapını alamadığı için bir ayda iki defa regl olduğunu anlattı, korkunç gerçekten. Yemek için yemekhane bir tercih değil mecburiyet halini aldı. Hayat pahalılığı yüzünden başka bir arkadaşım çalışmak zorunda kaldığını ve final haftasında dahi işe gitmek zorunda kaldığını anlattı. Ben ne gibi zorluklar yaşıyoruma gelirsek eğer hep indirim takip etmeye çalışıyorum. Geçen senelerde ailemden para almadan yaşabiliyorken bu sene bu imkansız bir hale geldi. Burslar hiçbir şeye yetmiyor. Bir tiyatroya, sinemaya gitmek için hayatımın hiçbir evresinde bu kadar düşünmemiştim” Naciye, 22, Öğrenci, ODTÜ KDK

‘Faturalar çok yüksek geldi, ay sonu gelmeden yine cepler boş kalacak’

“Biz tekstil işçilerinin en büyük sorunu hayat pahalılığı. Yapılan cüzi zamlar her bölüme farklı yansıtıldı, sadece ses çıkaranlara zamlar yapıyorlar. Sessiz çoğunluğun emekli çalışan olduğunu düşünürsek ben bunun dışındayım ve ben de tepki gösterdim. İş yerinde eksik elemanlarla günde 16 saat sürekli çalışmak, boyahanede ise haftalık 2 gün zorunlu izin ile yapılan zam eritiyor. Yani ücretler asgari tutarın altında kalıyor, maaşı ve sigortayı primini eksik yatıyorlar. Her bölümün sıkıntıları farklı ama ortak sorunumuz geçinemiyor oluşumuz. Faturalar çok yüksek geldi, ay sonu gelmeden yine cepler boş kalacak.” Sevgi Başboğa/Tekstil İşçisi / Bursa

‘Kocam defol git annenin evine ben bakamıyorum sana diyor’

“Eşim işsiz. Evimiz kira. 3 küçük  çocuğumuz var.  Karınlarını doyuramıyoruz. Eşimin ailesi bize yardım ediyor. Ancak gelen elektrik faturası, artan kiralar ailemizde huzur bırakmadı. Kocam defol git annenin evine ben bakamıyorum sana diyor. 3 küçük çocuğu bırakacak kimsem olmadığı için çalışamıyorum. Hayatta artık hiçbir umudum kalmadı. Kader, 43 yaşında/ Marmaris KDK

’16 yaşında oğlumu inşaatlara çalışmaya gönderiyorum’

“Eşim sigortasız inşaatlarda çalışıyor. Marmaris’te doğalgaz yok. Ev sahibimiz soba yakılmasına izin vermiyor. Geçen ay 800 TL elektrik faturası geldi. Her gün 6 nüfusu doyuracak ne pişireceğimi düşünmekten uyku girmez oldu gözüme. Geçen sene 4 çocuğuma ayrı bilgisayar alamadığım için büyük oğlum ebaya giremedi. Sınıfta kaldı. 16 yaşında oğlumu inşaatlara çalışmaya gönderiyorum. Elleri nasır tuttu 16 yaşında ana kuzusu oğlumun.” İpek, Marmaris KDK

‘Tek odada toplanıp kömür sobasıyla ısınmaya çalışıyoruz’

“Elektrik zammından sonra kullandığımız elektrik sobasını kullanmayıp, tek odada toplanıp kömür sobasıyla ısınmaya çalışıyoruz. Ateş tuğlalarını sobada ısıtıp beze sararak yatarken yatağın içine koyarak ısınıyoruz. Hayat pahalılığından dolayı; pazar veya marketleri 3 tur gezdikten sonra uygun olanı almaya çalışıyoruz. Normal şartlarda aldığımız ihtiyaçlarımızın ancak yarısını alabiliyoruz. Artık yetti gari!” Çınar NARİN, Emekli, Köyceğiz KDK

‘Tacize uğramanın verdiği korkuyla çalışamaz hale geldim’

“Hem öğrenci hem de bir kadın olarak hayatımı aileme yük olmadan idame ettirmeye çalışıyorum ve bu süreçte halihazırda birçok sorunla karşılaşıyorum. Hayat pahalılığının da eklenmesiyle her şey daha da zorlaştı. Bu zorluklarla hem eğitim alırken hem de tam zamanlı işlerde çalışarak mücadele etmek zorundayım. Geleceğimle bugün karnımı doyurmak arasında seçim yapmak zorunda bırakılıyorum. Herhangi bir işte bir genç kadın olarak kendimden yaşça büyük iş sahipleri ve müşteriler de dahil olmak üzere birçok erkeğin  tacizine uğramanın verdiği korkuyla çalışamaz hale geldim. Zor durumda olan ailemin kıt kanaat geliriyle okul döneminde geçinmeye çalışıyorum.” Esra 22, Öğrenci, Akdeniz Üniversitesi KDK

‘Üniversite öğrencisi olmama rağmen sabah 4’e kadar çalışmak zorunda kaldığım oluyor’

“Üniversite öğrencisi olmama rağmen sabah 4’e kadar çalışmak zorunda kaldığım oluyor, bir şekilde hayatımı idame ettirebilmek için. Her şeyden kısıp kira, doğalgaz, elektrik faturasına yetişmeye çalışıyorum. Çözüm olarak boş odaların peteklerini kapatıyoruz. Evin belirli noktalarına hatırlatıcı notlar yapıştırıyoruz. Doğalgazın derecesini çok düşük seviyede tutuyoruz. Ama bunların yanı sıra bu pahalılıktan yakınan herkesi bilinçlendirmeye çalışıp toplu şekilde hareket etmeye çağırıyoruz.” Mizgin, Dersim KDK

Kaynak: Hayat pahalılığı kadınları nasıl etkiledi?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.