Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Az Bulutlu

İstanbul tarihinden insan manzaraları

Boğaziçi’nde sivil hayatın gelişmesinde en önemli etken şüphesiz Şirket-i Hayriye ile başlayan ulaştırma sektörü ve onun efsanevi kaptanlarıdır

İstanbul tarihinden insan manzaraları
besiktasbelediyesi
04.11.2019
102
A+
A-

CENGİZ ÖZDEMİR

Geçen günlerde Boğaziçi Koruma Kurullarının Belediyeden alınıp Cumhurbaşkanlığına bağlanması üzerine gözler yeniden Boğaziçi’ne çevrildi. Boğaziçi yüzyıllardır hem coğrafi, hem kültürel, hem askeri olarak bir arzu nesnesidir. Boğaziçi’nde sivil hayatın gelişmesinde en önemli etken şüphesiz Şirket-i Hayriye ile başlayan ulaştırma sektörü ve onun efsanevi kaptanlarıdır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Şirket-i Hayriye 19. yy’ın ilk yarısında kurulduğu zaman Boğaziçi sadece çok zenginlerin ya da balıkçıları ikamet ettiği ancak özel sandallarla ulaşım sağlanan bir yerdi. Karadan ulaşım yoktu. Şirket-i Hayriye’nin düzenli seferleri sayesinde orta halli memur, tüccar gibi sınıflardan insanlarda Boğaziçi’ne yerleşmeye başladılar. Önceleri iskele çevrelerinde başlayan yapılaşma zamanla ulaşım imkanlarının artmasıyla hızla civar bölgelere yayıldı. Boğaziçi’nde yerleşenlere Şirket tarafından ücretsiz ulaşım imkanları ve ücretsiz inşaat malzemelerinin taşınması gibi teşvikler yapıldı. Yani bir anlamda Şirket-i Hayriye bugünkü Boğaziçi’nin temelini attı. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Boğaziçi’ndeki sayfiye kültürünü geliştirmek için kiralık yalıların duyurulmasında da kilit rol oynadı, adeta emlakçılık yaptı.

ÇOĞU MASAL KAHRAMANI GİBİYDİ

Şirket-i Hayriye ilk kurulduğunda çoğunlukla ekalliyet mensubu ve bir kısmı da yabancı yatırımcılardan oluşan bir yönetim kurulu vardı. İlk kaptanlar da genellikle ekalliyetten, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de ticaret gemileri kullanmış süvarilerdi. Bunlar masal kahramanı gibi kaptanlardı. Halk tarafından adeta mitos gibi anlatılan hünerleri vardı. Çoğu Rum’du, bazıları da Fransız’dı. Kaptan Lui Gujon, Kaptan Dimitri, Kaptan Marko gibi isimler yelkenli gemi kaptanlığından şirkete geçip buharlı gemi kaptanı oldular. Sonradan bunlara Kaptan Karava, Kaptan Franoviç, Kaptan Petriçeviç, Kaptan Kozma gibi isimler eklendi. Bu kaptanlar gemilerini pek değiştirmez hatta neredeyse bunları mesken tutarlardı. Bu nedenle bunlara halk arasında “Gemilerinin Nikahlısı” denirdi. 1940’larda 63 numaralı Sütlüce vapurunun süvarisi Tahsin Kaptanın lakabı da “63’ün Nikahlısı” idi.

Yazının Tamamı İçin Kaynak: İstanbul tarihinden insan manzaraları-1: Boğaziçi’nin efsanevi kaptanları

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.